DANIŞMA FORMU
Danışma Formu

Aşağıdaki alanları doldurup bize ulaşabilirsiniz.

Yüzyıl Tüp Bebek - Pendik Tüp Bebek

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Bize Mesaj Yazın...

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

İnfertilite (kısırlık) nedir?

Bir çiftin korunmasız düzenli cinsel ilişkiye rağmen bir yıl içerisinde gebe kalamaması durumuna infertilite (kısırlık) denir. Çiftlerin yaklaşık %15’inde infertilite bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Düzenli bir beraberliğe rağmen çocuk sahibi olamayan çiftler, ne zaman tedaviye başvurmalılar?

Kadın yaşı 35’in altında ve öyküde gebelik oluşumunu engelleyebilecek herhangi bir problem yoksa 1 yıl, yaş 35’nin üzerinde veya geçmişte gebelik oluşumunu etkiyebilecek bir problem varsa 6 ay sonra, 40 yaş üzerinde ise vakit kaybetmeden inceleme ve tedavi başlanmalıdır.

Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

1. Yumurtlama bozuklukları:
Kadında en sık görülen kısırlık nedeni ovülasyon (yumurtlama) bozukluklarıdır. Yumurtlama olmadan döllenme ve gebelik oluşamaz. Yumurtlama bozukluğundan kastedilen yumurtlamanın hiç olmaması, düzensiz olması veya seyrek olmasıdır. Adetlerin düzensiz olması çoğu zaman bir yumurtlama bozukluğunu gösterir. Ayrıca adetlerin tamamen düzenli olduğu durumlarda da yumurtlama bozukluklarına rastlanabilir.

2. Tüplerin kapalı veya hasarlı veya şiş olması
Tüplerin kapalı olması sperm ile yumurtanın buluşmasını engelleyerek döllenmeyi ve gebeliği engeller. Tüplerdeki bu hasar geçirilmiş enfeksiyon, endometriozis veya geçirilmiş bir ameliyat sonrası karın içi yapışıklıkları gibi birçok nedene bağlı olabilir. Tüpler dış gebelik sonucu, cinsel yollardan bulaşan enfeksiyonlar veya çocukluk çağında alınan verem mikrobu sonucu hasar görebilir.

3. Endometriozis (Çikolata Kisti)
Endometriozis, rahim iç tabakasını oluşturan endometrium hücrelerinin rahim dışında gelişmesine denir. Endometriozis tıpkı rahim içini döşeyen doku gibi hormonlara duyarlı olup adet sırasında kanar. Karın içinde oluşan bu mikro kanamalar zamanla yapışıklıklara sebep olur. Endometriozis yumurtalıklarda yerleştiği zaman kist oluşumuna neden olur. Bu kistlere endometriozis (çikolata kisti) adı verilir.

4. Rahim ağzına ait problemler:
Rahim ağzındaki yapısal bozukluklar, polip, enfeksiyon ve bu bölgeye uygulanmış olan cerrahi işlemler kısırlık sebebi olabilir. Rahim ağzından salgılanan mukus spermlerin genital yoldan taşınmasını kolaylaştırır. Östrojen ve progesteron hormonları etkisi altında mukusun siklus sırasında miktarı ve niteliği değişir.

Erkeklerde Kısırlık Oranı Nedir?

Çiftlerin yaklaşık yüzde 15’i kısırdır. Bu vakaların yaklaşık yarısında erkeğin kısırlığı rol oynar. Erkeklerde kısırlık, az sperm üretimi, az hareketli ya da hareketsiz sperm, spermlerin anormal yapıda olması, yaygın sperm DNA hasarı ya da spermin çıkışını engelleyen tıkanıklıklar nedeniyle olur. Hastalıklar, yaralanmalar, kronik sağlık sorunları, hayat tarzı seçimleri ve diğer faktörler erkekte kısırlığa sebep olabilir.

Erkeğin sperminin normal kabul edilebilmesi için sayısının en az 15 milyon/ml, hareketli sperm oranının %32 ve yapısal olarak normal sperm oranının %4’ün üzerinde olması gerekir. Sperm değerlerinin yukarıda belirtilenin altında olması halinde doğal yollardan gebelik elde edilmesinde belirgin zorluklar yaşanmaya başlanır. Birçok faktör sperm hücrelerinin üretimi ve olgunlaşmasını olumsuz yönde etkileyebilir.

Tüp bebek tedavisi nedir

Tüp bebek, klasik yöntemler ile gebe kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi şeklidir. Yumurtalıklardan alınan yumurtaların erkek eşten alınan spermler ile vücut dışında döllenmesi ve elde edilen embriyoların anne adayının rahmine transfer edilmesidir.

Tüp bebek tedavisi dört basamaktan oluşur;

1.Yumurtaların geliştirilmesi; yumurtalıkların uyarılması için hormon ilaçları kullanılır ve fazla sayıda yumurtanın olgunlaşması sağlanır.

2.Yumurtaların toplanması; ultrasonografi eşliğinde ve genel anestezi ile yumurtalar toplanır. 3.Yumurtaların laboratuvarda döllenmesi; elde edilen yumurtalar ile erkek eşten elde edilen sperm laboratuvar koşullarında özel besi yerleri içinde bir araya getirilir.

4.Embriyoların anne adayının rahmine transfer edilmesi; oluşan embriyolar ince bir katater aracılığı ile anne adayının rahmine transfer edilir.

İlk başvurulacak tedavi tüp bebek tedavisi midir?

Sebebi açıklanamayan ve genellikle erkek nedenli kısırlıklarda tüp bebekten önce aşılama tedavisi denenebilir. Kadının yumurta hücrelerinde bir azalma varsa ve gebelik için çok uzun süre beklenmişse veya kadının tüplerinde bir sorun varsa aşılama tedavisi önerilmez.

Aşılama Nedir?

Aşılama tedavisinde, anne adayının yumurtalığı uyarılarak yumurta çatlatılır. Baba adayının spermleri yıkanarak en iyileri seçilir ve rahme transfer edilir.

Tüp bebekte herkese aynı tedavi mi yapılır?

Tedavi protokolleri belirlenirken, yumurtalık rezervi, kan hormon değerleri ve boy/kilo oranı dikkate alınmakta ve ayrıntılı muayene ve ultrasonografik incelemeler sonucunda hasta için en uygun tedavi protokolü belirlenmektedir. Varsa daha önce uygulanan tedavi protokolleri ve sonuçları dikkate alınmaktadır.

Tüp bebek tedavisi zor bir tedavi midir?

Trans vajinal ultrasonla genel anestezi altında veya çok yüzeysel bir anestezi verilerek yapılmakta ve böylece hasta yumurta toplama işlemini takiben 2 saat sonra evine gönderilmektedir. Aynı zamanda gelişen ilaç teknolojisi, ilaçların kullanım kolaylığı, enjeksiyon yerindeki ağrının azlığı tedaviyi kolaylaştırmaktadır.

Yumurta toplama işlemi ne kadar sürer?

Yumurta toplama işlemi anestezi altında yapılmaktadır. Yaklaşık 10-15 dakika süren süreçte, yumurtalıklardaki folikül sıvıları ultrason yardımıyla toplanır ve bu folikül içindeki yumurtalar embriyologlar tarafından mikroskop altında ayıklanır.

3. Gün transferi mi? Blastokist Transferi (5.gün transferi) mi?

IVF tedavi uygulamalarında embriyo transfer işlemi çoğu kez yumurta toplama işleminden 3 gün sonra yapılırdı. Elimizde çok sayıda iyi kalite embriyo mevcut olduğunda, çiftlere 5. gün(blastokist) transferi önermekteyiz. Gelişen laboratuvar koşulları sayesinde 3.günde 6-8 hücreli olan embriyo, laboratuvarda özel kültür ortamlarında geliştirilerek, daha ileri seviyede embriyo haline getirilmektedir. Bu 5.gün embriyolarına blastokist adı veriliyor ve bunlar 3. gün embriyolarına göre daha yüksek gebelik ve canlı doğum oranlarına sahip oluyorlar. En az bir blastokist transfer edilen kadınlarda %65 canlı doğum oranı yakalamak mümkündür. Blastokist transferinde düşük oranı da daha azdır. Avantajlarına rağmen, blastokist transferi kararı 3. gün embriyolarının yeterli sayıda ve çok iyi kalitede olması ile mümkündür.

Mikroenjekiyonun Tüp Bebekten Farkı Nedir?

Mikroenjeksiyonda bir sperm direkt olarak yumurta içine özel bir cihaz (mikro manipülatör) aracılığı ile enjekte edilerek döllenmeye yardımcı olunur.

Tüp bebek tedavisinde seçilecek tedavi protokolü neye göre belirlenir?

Yumurtalık rezervi, kişinin yaşı, kilosu, daha önce uygulanan protokol gibi durumlar göz önüne alınarak protokol seçilir.

Yumurtalar döllendikten sonra embriyolar rahim içine nasıl yerleştirilir?

Embriyo transferi basit bir işlemdir. Rahim ağzından ince bir plastik katater ile ultrason eşliğinde rahim içine yerleştirilir.

Transferden sonra kişi normal aktivitelerine ne zaman döner?

Cinsel yaşam ve spor dışında normal aktivitelere transfer sonrasında hemen dönebilir. 1-2 gün dinlenmek yeterlidir.

Tüp Bebek Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Tedavinin başından gebelik testi gününe kadar yaklaşık 1 ay sürer.

Tüp bebek kaç kez denenebilir?

Hastada sperm, yumurta ve rahim olduğu sürece, tıbbi olarak tüp bebek denenebilir. Ancak bildiğimiz, hastanın gebelik şansı 5.denemeden sonra düşmektedir. Ayrıca, hastanın yaşı önemli faktörler arasında yer almaktadır. 40 yaşından sonra gebe kalma şansı azalmaktadır.

Tedavide kullanılan ilaçlar kanser riskini artırır mı?

Tüp bebek tedavisinde yaklaşık 40 yıldır yumurtayı büyütme hormonları kullanılmaktadır. Bugüne kadar, dünya çapında yapılan araştırmalarla bu ilaçların kansere yol açtığı bildirilmemiştir.

Yumurtalık rezervinin azalmasının en sık nedeni nedir?

Yumurtalık rezervinin azalmasının en sık nedeni yaştır. Yaş artıkca kadının yumurta rezervi azalır.

Transfer sonrasında ne kadar istirahat edilmeli?

Bir yatakta rahat ettiğiniz pozisyonda uzanabilir, oturabilirsiniz. Tuvalet ve benzeri durumlar dışında bir-iki gün boyunca istirahat etmeniz yeterlidir. Şehir dışında oturuyorsanız yola çıkmadan bir gün istirahat etmenizi tavsiye ederiz.

Başarısız bir denemeden sonra ne kadar ara vermek gerekiyor?

İkinci deneme için 1 ay ara vermek yeterlidir. Daha uzun ara verilmesi ile daha kısa ara verilmesi arasında tedavinin başarısı arasında fark yoktur. Önemli olan çiftin psikolojisi ve maddi durumudur. Kendini hazır hisseden çiftler için fazla ara verilmeden denemeler tekrarlanabilir. İlk üç deneme için gebelik şansı aşağı yukarı aynı kaldığı halde daha sonrasında bu oran düşmektedir.

Azospermi ve tüp bebek Nedir?

Erkeklerde menide hiç sperm görülmemesine azospermi denir. Erkeklerin yaklaşık %1-2 sinde, kısır erkeklerin  %15-20’sinde görülen bu durumun çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Ancak azospermi tedavisinde %100 başarı henüz söz konusu değildir. Menide çok az sayıda sperm bulunması durumuna ağır oligospermi adı verilir. Bu durumda mikroenjeksiyon yöntemi ile yumurtaya sperm transferi mümkün olabilmektedir. Ancak azospermide menide hiç sperm bulunmadığından çözüm kanallarda veya testis dokusunda sperm aranmaktadır.

Azospermi tanısı nasıl yapılır?

Azospermi tanısı konması için en az iki meninin ayrı mikroskobik incelemesi şartı vardır.
Sorun çoğunlukla sperm kanallarının açık olmasına rağmen testislerde olgun sperm üretiminin gerçekleşmemesinden kaynaklanır. Bu durum testis iç dokusundaki sorunlardan kaynaklanabileceği gibi, sperm hücresi üretiminden sorumlu hormonların salgılanmasını sağlayan hipofiz bezindeki sorunlardan da kaynaklanabilmektedir.

Mikro TESE Nedir?

Mikro tese, bir mikrodiseksiyon yöntemidir. TESE, testisten biyopsi ile sperm elde edilmesi anlamına gelir. TESE ya da Mikro tese yöntemi erkekten kaynaklanan kısırlık vakalarında en son başvurulacak tekniklerdendir. Çünkü bu yöntem menisinde hiç sperm bulunmayan (azospermi) ya da %100 hareketsiz sperme sahip kişilerde uygulanır.

Genetik hastalıklar kısırlık nedeni midir?

Kadınlar iki X kromozomu (46XX), erkekler bir X ve bir Y kromozomu (46XY) taşırlar. Cinsiyet kromozomlarındaki bozukluklar kısırlık sebebidir. Erkeklerde Y kromozomunun bazı bölgelerindeki genetik materyal kaybı azospermi veya şiddetli sperm sayı azlığına ve şekil-hareket bozukluğuna yol açarak kısırlık sebebi olmaktadır. Aynı şekilde kadınlarda X kromozomu kaybı yumurtalıkların fonksiyon görememesine ve dolayısıyla kısırlığa neden olmaktadır. Cinsiyet kromozomları dışındaki kromozomlarda oluşan genetik bozukluklarda tekrarlayan düşüklere, kısırlığa ve fetusta genetik bozukluğa yol açmaktadır.

Adet görmeyen kadınlar gebe kalabilir mi?

Primer Amenore olarak adlandırılan ve yumurtalıkları uyaran hormon döngüsünün çalışmadığı kadınlar hiç adet göremez. Eksik hormonların takviye edilmesiyle yumurtlama sağlanır ve gebelik elde edilir. Adet göremeyen turner sendromu olarak bilinen genetik sendrom (45, X0), ve menopoz dönemindeki kadınlarda ise kendi yumurtaları ile gebelik elde etmek mümkün değildir. Bu olgular yumurta donasyonu yöntemiyle gebe kalabilir.

Tüp bebek tedavilerinde başarının tanımı nedir?

Tüp bebek merkezleri başarılarını, gebelik oranı ve canlı doğum oranı ile belirler.

Yüksek başarı nasıl sağlanır

Bir çifte, iyi uygulanmış ovülasyon indüksiyonu, doğru zamanda toplanmış yumurta, iyi seçilmiş sperm ile uygulanan doğru mikroenjeksiyon nihayetinde iyi bir teknikle embriyonun transfer edilmesi yüksek gebelik oranı sağlayacaktır.

Merkez seçiminde nelere dikkat etmek lazım

Tüp bebek merkezi seçiminde, merkezin tecrübesine, laboratuvarındaki teknik donanıma ve sağlıklı gebelik oranlarına dikkat etmek gerekir.

Dondurulmuş embriyo transferinden sağlanan gebeliklerde hastalık riski artar mı?

Dondurulmuş embriyo transferi ile elde edilen gebeliklerde taze embriyo gebeliklerine oranla artmış doğumsal anomali veya genetik hastalık riski saptanmamıştır. Günümüzde embriyo dondurma işlemi, tüp bebek tedavilerinin standart bir ayağını oluşturmaktadır ve bazı durumlarda gebelik şansını artıran bir yöntem olarak kullanılmaktadır.

Dondurulmuş embriyo transferlerinden sonra gebelik oranları azalır mı?

Hayır, gebelik oranı azalmaz. Gelişmiş embriyoloji laboratuvarına sahip ve dondurma-çözme işlemlerinin iyi uygulandığı bir merkezde yapılan dondurulmuş embriyo transferinde, taze transferlere oranla daha yüksek gebelik oranı elde edilir.

Embrio dondurma hangi durumlarda tercih edilir

Yumurtalıkları çok uyarılmış polikistik over gibi durumlarda

Embriyo havuzu oluşturmak istendiğinde

Rahim iç tabakasının problemlerinde; ince olması, polip olması, yapışıklık olması

Genetik inceleme yapılacağı durumlarda

Transfer edilecek embriyo dışında iyi kalite embriyo varlığında

Dondurulan embriyolar ne kadar saklanabilir?

Kimse bu sorunun kesin cevabını bilemez. Ancak ülkemizdeki kanunlar bu süreyi beş yıl ile sınırlandırmıştır. Bu sürede hatta çok daha uzun sürelerde saklamanın da başarılı olduğunu biliyoruz.

Yumurtalık dondurulabilir mi? Kimlere önerilir?

Yumurtalık dokusunun dondurularak saklanması kanser tedavisi gören veya erken menopoz nedeniyle doğurganlığı tehdit altında olan kadınlar için uygulanabilen bir yöntemdir. Günümüzde nakil sonrası başarılı gebelikler ve doğumlar elde edilmiştir.

Kanser tedavileri, kemoterapi sperm yapımını bozar mı?

Kemoterapi hızlı bölünen hücreleri yok eden bir tedavi yöntemidir. Hedef hücre, kanser hücresi olmakla beraber vücutta hızla bölünen saç-kök, mide-bağırsak ve üreme hücreleri olan sperm ve yumurta hücrelerini de yok eder. Aynı şekilde radyasyon terapileri de sperm ve sperm hücresini oluşturan germ hücrelerine zarar verir. Kanser tedavileri öncesinde spermin dondurularak saklanması doğurganlığın korunması için uygulanan kanıtlanmış tek tedavi yöntemidir.

Tüp bebek tedavisi ne kadar sürer?

Tüp bebek tedavisine ne zaman başlanır

Kadının âdetinin 2. Veya 3. günü tedaviye başlanır. Yumurta gelişimi ortalama 9-12 gün sürer. Bu sürenin sonunda yumurtalar belli olgunluğa erişince çatlatma iğnesi verilir ve 36 saat sonrasında yumurta toplama işlemi yapılır. Yumurta toplandığı gün baba adayından sperm alınır ve döllenme işlemi gerçekleştirilir. Gelişen embriyolar kalite ve sayısına göre değerlendirilerek 2-6 gün sonra transfer edilirler veya dondurulur.

Tüp Bebek tedavisi sonrası doğal gebelik gerçekleşebilir mi?

Tüp bebek tedavisi ile gebe kalmış özellikle açıklanamayan kısırlık, pkos, hafif erkek faktörü ve düşük ovaryen rezerv tanıları almış çiftler daha sonraki dönemlerde doğal yollarla gebe kalabilirler. Stres faktörünün ortadan kalkmış olması en önemli nedendir. Tubal faktör ve ağır erkek infertilitesi nedeniyle tedavi görmüş çiftlerde doğal gebelik beklenmez.

Tüp bebek işlemi sırasında oluşabilecek riskler nelerdir?

En önemli riskler çoğul gebelik ve aşırı uyarılma sendromudur.

Yumurta ve spermin kalitesi arttırılabilir mi?

Gelişecek olan yumurtanın kalitesi anne yaşı ve hormonal durumunun birebir etkisi altındadır. Annenin kullanabileceği yumurta gelişimi sırasındaki bazı destek ilaçlarının yumurta gelişimine katkıda bulunduğu bilinmektedir. Sperm kalitesi ve sayısının arttırılması için reaktif oksijen türevlerini azaltıcı vitaminlerin kullanılması sperm kalitesi açısından önemlidir.

Tüp bebek tedavi yöntemlerinin başarı oranları nelerdir?

Bu başarı oranları merkezden merkeze ve hastaların tedavi sebeplerine göre değişiklik göstermektedir. Aşılama IUI tedavileri için ortalama gebelik oranları % 15-20 civarındadır. Mikroenjeksiyon tedavilerinde 35 yaş altı hastalarda % 40-65 arası 35 ve 40 yaş üstü hastalarda yine hastanın durumuna bağlı olarak % 15-35 arasında değişmektedir.

Transferin hangi gün yapılacağına nasıl karar verilir?

Hastanın yaşı embriyo sayısı ve kalitesi daha önceki tedavileri ve sonuçlarına göre embriyo transferi 2. 3. veya 5. gün yapılmak üzere değerlendirilerek karar verilir.

MİKROÇİPLİ TÜP BEBEK TEDAVİSİ

Sperm sayı ve hareketliliğindeki yetersizlik ya da sorunlar kendiliğinden gebelik şansını oldukça düşürmektedir. Ancak son yıllarda geliştirilen ve oldukça umut vaat eden Mikroçipli Tüp Bebek tedavisi birçok anne ve baba adayının bu arzularını gerçekleştirmesine yardım etmiştir.

KALSİYUM İYONOFOR

Tüp bebek tedavisi, doğal yolla gebelik elde edemeyen çiftlere bebek sahibi olma imkanı sunmaktadır. Kadından, erkekten ya da her ikisinden de kaynaklanan kısırlık vakalarının pek çoğunda tüp bebek tedavisi ile gebelik elde edilebilmektedir. Tüp bebek tedavisi, erkeğin spermleri ve kadının yumurtalarının laboratuvar ortamında birleştirilmesi ve döllenmiş yumurtanın anne adayının rahmine yerleştirilmesi ile gerçekleştirilir. İşte tüp bebek tedavisinin başarılı olabilmesi için bu döllenme işlemi sonucunda embriyo elde edilebilmesi, daha doğrusu döllenmeyi gerçekleştirip sağlıklı embriyo elde edilebilmesi gerekmektedir. Ancak bazı tüp bebek denemelerinde döllenme gerçekleştirilemez. Bu sebeple de embriyo transferi olmaz. Böyle vakalarda tüp bebek tedavisinde başarı elde edebilmek için kalsiyum iyonofor kullanılarak yumurtalar aktifleştirilir ve döllenme elde edilir.

İNTRALİPİD SERUM TEDAVİSİ

Intralipid serum uygulaması annede embriyonun tutunmamasına sebep olan bağışıklık sistemi organizasyon bozukluğunu dengeler. Intralipidler normalde beslenme güçlüğü çeken özel durumdaki hastalarda da (yoğun bakım vb) kullanılmaktadır. Serum şeklinde damar yolu ile embriyo transferinin ilk yapıldığı gün ve sonrasında da aralıklarla kullanılan intralipid uygulaması ile daha önce birkaç kez tüp bebek uygulandığı halde gebe kalamayan hastalar bu tedavi yöntemi ile bebek sahibi olabilmektedir.

 

OVER / ENDOMETRİAL PRP-KÖK HÜCRE

Günümüzde sosyoekonomik nedenlerden ötürü çocuk isteği kadınlarda geride kalabilmektedir. 35 yaştan sonra gebelik oranlarında azalma görüldüğü bilinmektedir. Son yıllarda da bu nedenle ovaryum yaşlanması (yumurtalıkların yaşlanması) üreme tıbbında önemli rol oynamaktadır. Bu tedavilerden biri de ovaryum fonksiyonlarının düzelmesini sağlayan yetişkin kök hücrelerdir. Yetişkin kök hücreler kemik iliğinden alınarak kültüre edilmekte ve sonrasında ovaryumlara transfer edilerek yumurtaların gelişimi sağlanmaktadır. PRP ise diğer yöntemlerden biridir. Özellikle over rezervi genç yaşta düşük olan hastalarda veya yaştan ötürü düşen hastalarda kullanılan halk arasında yumurta gençleştirme olarak bilinen infertilite tedavisi için yenilikçi bir çözümdür. PRP (Platelet açısından zengin plazma) yüksek düzeyde trombosit içeren ve büyüme faktörlerini kan plazmasından 3-5 kat daha fazla içeren kişinin kendi kanından elde edilen bir üründür. Kişinin kanı alınarak hazırlanan bu PRP si yumurtalıklarına trans vajinal ultrason yardımıyla enjekte edilir, genel anestezi altında yapılmaktadır.

İki yöntemde halen çalışma aşamasındadır. Merkezimizde uygulanmaktadır ve yumurta sayısı az olan hastalara umut vadetmektedir.

PRP ile yumurtalık gençleştirme nedir?

PRP (platelet açısından zengin plazma) ile yumurtalık gençleştirme kadınlarda görülen kısırlığın tedavisinde uygulanan etkisi kanıtlanmış yeni bir tedavi yöntemidir. PRP, kişinin kendi kanından elde edilen yüksek seviyede trombosit ve büyüme faktörleri içeren doğal bir üründür. Yumurtalık gençleştirme işlemi, hazırlanan PRP’nin yumurtalıklara enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir.

PRP, yaygın olarak ortopedi, spor hekimliği ve dermatolojide, tendinit, artrit, burkulma ve bağlarda yırtılma gibi kas-iskelet sistemi hastalıklarda ve dermatolojik tedavilerde doğal iyileşmenin teşvik edilmesi için kullanılır. Kısırlık tedavisinde de yumurtalık gençleştirme ve rahim iç zarı problemlerinin tedavisinde kullanılmaktadır.

RAHİM İÇİ LENFOSİT AŞISI

Lenfosit aşısı olarak isimlendirilen yöntem anne kanındaki perferik mononüklear kan hücrelerinin ayrıştırılarak kültür ortamında çoğaltıldıktan sonra anne rahmine transfer edilmesi işlemidir. Anne kanında ki bu hücreler endometriumda implantasyonu arttırmada rol oynayan sitokinlerin salgılanmasını sağlar. Bu yöntemle anne adayından citratlı tüpe 8 cc kan alınarak, histopaque,1077 (Sigma Aldrich) ile ayrıştırmaktayız. Laboratuvarımızda uygulanan bu yöntemde embriyonun tutunmasını arttırıcı maddelerin salınabilmesi için santifüj sonrası elde edilen mononükleer hücreleri HMG isimli ilaç ile kültüre etmekteyiz. Ekte ettiğimiz bu sıvıyı Tüp Bebek Tedavisine başlanılan süreçte embriyo transferinden 1-3 gün önce anne rahmine bir katater yardımı ile transfer etmekteyiz.

Lenfosit aşısı bir tedavi şekli olmamakla birlikte, laboratuvarımızda kullandığımız destekleyici bir yöntemdir. Son yapılan çalışmalarda 2 veya 3 kez tüp bebek denemesi olan hastalarda implantasyon oranı arttırdığı gösterilmiştir. Ayrıca implantasyonu arttırdığı için gebelik kayıplarını önlediği de düşünülmektedir.

LENFOSİT AŞISI

Merkezimizde tekrarlayan düşük öyküsü, açıklanamayan infertilite, açıklanamayan tüp bebek başarısızlıkları durumlarında ve anne adayında CD19 – CD56 yüksekliği tespit edildiğinde lenfosit aşısı hekimin önerisi ile uygulanmaktadır. Bu amaçla baba adayından alınan beyaz kan hücreleri anne bağışıklık sistemini gebeliğe hazırlamak için anne adayının cilt altına enjekte edilmektedir. Embriyo hem anne hem de babadan gelen genlerin ortak bir ürünü olduğu için, lenfosit aşısı yabancı olan embriyonun dokularını annenin rahmine tanıtmada yardımcı olur. Aynı zamanda anne adayında blokan antikor adı verilen antikorların oluşmasını ve rahimde gelişen bebeğe zarar veren hücrelerin bloke edilmesini sağlamaktadır. Aşı hazırlanmadan önce baba adayı mutlaka Hepatit ve HIV, serolojik ve aktif hastalıklar açısından incelenir. Hastalıklı kişilerden alınan kan aşı hazırlanmasında kullanılmaz. Eğer böyle bir durum yoksa bu amaçla laboratuvarımızda baba adayından alınan kandaki lenfositlerin ayrıştırılabilmesi için özel solüsyonlar kullanılarak santrifügasyon yapılır, ayrıştırılan lenfositler anne adayının ön koluna cilt altından verilir. Anne adayına bu işlem tüp bebek tedavisine başlamadan önce en az iki kez uygulanır. Lenfosit aşısı bir tedavi yöntemi değildir. Laboratuvarımızda kullandığımız gebeliği arttırdığını düşündüğümüz destekleyici bir yöntemdir.

GEBELİK AŞISI

Lenfosit aşısı – gebelik aşısı olarak isimlendirilen yöntem anne kanındaki periferikmononüklear kan hücrelerinin ayrıştırılarak kültür ortamında çoğaltıldıktan sonra anne rahmine transfer edilmesi işlemidir. Anne karnında ki bu hücreler endometriumda implantasyonu arttırmada rol oynayan sitokinlerin salgılanmasını sağlarlar. Laboratuvarımızda uygulanan bu yöntemde embriyonun tutunmasını arttırıcı maddelerin salınabilmesi için kültür ortamında HMG ve HCG isimli ilacı da eklemekteyiz. Elde ettiğimiz bu sıvıyı Tüp Bebek tedavisine başlanılan süreçte embriyo transferinden 1-3 gün önce anne rahmine bir katater yardımı ile transfer etmekteyiz.

Lenfosit aşısı bir tedavi şekli olmamakla birlikte, laboratuvarımızda kullandığımız destekleyici bir yöntemdir. Son yapılan çalışmalarda 2 veya 3 kez tüp bebek denemesi olan hastalarda implantasyon oranını arttırdığı gösterilmiştir. Ayrıca implantasyonu arttırdığı için gebelik kayıplarını önlediği de düşünülmektedir.

YAPAY RAHİM

Bu yöntemde tedaviye başlamadan önceki adetin 21. günü anne adayının rahim içinden alınan küçük bir parça endometriyal doku laboratuvar koşullarında ayrıştırılır, hastanın kendi kan serumu ile kültür ortamı oluşturulur ve gerekli hücreler çoğaltılarak dondurulur. Daha sonra Tüp bebek işlemi yapılıp döllenme görüldükten sonra oluşan embriyolar transfer işlemine kadar bu doku içinde büyütülür. Ko-kültür de amaç embriyo ve rahim iç dokusu arasındaki ilişkiyi laboratuarda taklit etmek ve her iki hücre arasındaki iletişimi sağlamaktır. Bu uygulamanın standart tedaviye gösterilmiş bir üstünlüğü yoktur. Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında, embriyo gelişimleri yavaş veya kötü giden çiftlerde uygulanabilir.

IMSI TEKNIĞI VE TÜP BEBEK

Intrasitoplazmik Morfolojik olarak seçilmiş Sperm Injeksiyonu (IMSI) tekniği, 2004 yılında Benjamin Baartoy tarafından geliştirildi. Bu teknikte amaç, en iyi kalitedeki spermleri seçmek ve mikroenjeksiyon sonrası yüksek döllenme oranları elde etmektir. İyi kalitede sperm ve yumurta, embriyo gelişimini de etkileyecek ve gebelik şansını arttıracaktır.
Bazı sperm anormallikleri, yaklaşık 400-600 büyütmeli normal mikroskoplarla tanımlanabilir. Mikroenjeksiyon (ICSI) tekniğinde bu mikroskoplar kullanılır, IMSI tekniğinde ise yaklaşık 6000 büyütmeli mercek sistemi olan mikroskop yardımıyla sperm seçimi yapılır. Böylece spermin başında olabilecek ve normal mikroskopla görülemeyecek herhangi bir anormallik saptanabilir ve normal görünen spermlerin seçilmesine olanak verir. Spermlerin başında Vakuol denilen ve normal mikroskopla görülemeyen anormallik varlığında, genetik bilgiyi taşıyan DNA ‘da da hasar olabilir, anormal embriyo gelişimine yol açabilir. IMSI, hasarlı DNA içeren spermlerin yumurta içine bırakılması ihtimalini azaltır.

İNTRALİPİD SERUM TEDAVİSİ

Intralipid serum uygulaması annede embriyonun tutunmamasına sebep olan bağışıklık sistemi organizasyon bozukluğunu dengeler. Intralipidler normalde beslenme güçlüğü çeken özel durumdaki hastalarda da (yoğun bakım vb) kullanılmaktadır. Serum şeklinde damar yolu ile embriyo transferinin ilk yapıldığı gün ve sonrasında da aralıklarla kullanılan intralipid uygulaması ile daha önce birkaç kez tüp bebek uygulandığı halde gebe kalamayan hastalar bu tedavi yöntemi ile bebek sahibi olabilmektedir.

GENETİK TANI (PGT) NEDİR?

Gebelik öncesi kadın yumurtasının döllendiği ancak henüz rahim içine yerleşmeden önceki dönemde uygulanan genetik tanı yöntemine “Preimplantasyon genetik tanı-PGT” adı verilmektedir. Bu yöntemi gerçekleştirebilmek için, in vitro fertilizasyon (tüp bebek) uygulaması gereklidir. Yöntem, döllenmiş yumurtanın (embriyo) 6-8 hücreli döneminde, embriyonun yapı ve canlılığını bozmadan bir yada iki hücresinin alınarak genetik inceleme yapılması ve analiz sonucunda sağlıklı bir kromozomal yapı gözlenmesi halinde embriyonun anneye aktarılması esasına dayanmaktadır. Bu yöntemle embriyoya zarar vermeden kesin tanı konulabiliyor ve yöntem anneyi küretaj, gebeliğin ikinci trimesterinde erken bir doğum ile sonlandırılması gibi yüksek riskli uygulamalardan koruyor

EMBRİYO DONDURMA İŞLEMİ NEDİR?

Tüp bebek laboratuvarlarında 20 – 25 yıldır uygulanmakta olan embriyo dondurma ve çözme yöntemi ile son yıllarda geliştirilen yeni teknikler sayesinde çok daha yüksek oranlarda gebelikler elde etmek mümkün olmaktadır.
Ünitemizde eskiden uygulanan slow (yavaş) dondurma yöntemi yerine çok daha başarılı vitrifikasyon (hızlı) dondurma yöntemi uygulanmaktadır.
Embriyolar kriyoprotektan adı verilen kimyasal maddeler sayesinde dondurulup -196 °C’de sıvı nitrojen tankları içinde kişiye özel bölgelerinde saklanırlar. İstendiğinde bu embriyolar tersine uygulanan işlemlerle çözülüp ana rahmine transfer edilir. Sıvı nitrojen içerisinde tüm kimyasal reaksiyonlar ve hücresel aktiviteler durmaktadır. Bu durum bir tür hücresel uyku halidir. Yapılan deneysel çalışmalarda embriyoların sıvı nitrojen içerisinde uzun süre sağlıklı bir şekilde saklanabileceği gösterilmiştir.
Ünitemizde genellikle 3.gün ve 5.gün embriyo dondurma (vitrifkasyon) işlemi yapılmaktadır. Dondurulan embriyoların iyi kalitede olması çözme işleminde embriyoların canlı olarak geri dönme oranına doğrudan etki etmektedir.