DANIŞMA FORMU
Danışma Formu

Aşağıdaki alanları doldurup bize ulaşabilirsiniz.

Yüzyıl Tüp Bebek - Pendik Tüp Bebek

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Bize Mesaj Yazın...

Tüp Tıkanıklığı

Tüp Tıkanıklığı

Tüp Tıkanıklığı

Rahim her iki tarafından uzanan fallop tüpleri denilen kanallarla yumurtalığa bağlıdır. Kadına bağlı kısırlık sebeplerinin üçte biri bu tüplerdeki tıkanıklıklardan kaynaklanmaktadır.

Tüpün iç kısmı tıkanmış olabilir, dış kısmı çevre dokulara yapışık olabilir veya iç kısmını döşeyen kirpiksi hücreler fonksiyon göremiyor olabilir. Bu tarz durumlarda tüp, yumurtayı içerisine alamaz veya alsa dahi sperm tüp hareketlerindeki patolojiye bağlı olarak tüpe ulaşamaz ve yumurtayı dölleyemez. Kimi vakalardaysa döllenme gerçekleşse dahi oluşan embriyo rahme ulaşamaz ve dış gebelik oluşur.

Tüplerde Tıkanıklığın Sebepleri Nelerdir?

  • En sık rastlanan sebebi hiç tedavi edilmemiş ya da yeterli tedavi edilmemiş enfeksiyonlardır. Genellikle enfeksiyon kaynağı daha önceki pelvik enfeksiyonlar, seksüel geçişli enfeksiyonlar, spiral kullanımı, düşük veya doğum sonrası enfeksiyonlar olarak gösterilmektedir.
  • Geçirilmiş pelvis ya da karın içi ameliyatları tüplerde yapışıklıklar oluşturabilmektedir.
    Daha önce dış gebelik durumu geçirildiyse bu etken de riski artırmaktadır.
  • Endometriozis olgularında da tüplerde tıkanmalar olabilmektedir.

Tüp Tıkanıklığı Nasıl Teşhis Edilir?

Tanı koymada en sık rahim filmi (histerosalpingografi) kullanılmaktadır. HSG, rahimi ve tüpleri görüntüleyen bir röntgendir. Normal bir röntgende rahim ve tüpler görülemez, görünür hale getirmek için rahim ağzından özel bir sıvı verilir ve bu sırada röntgen çekilir. Böylece rahim duvarlarıyla tüplerin yapısı ve geçirgenliği hakkında bilgi edinilmiş olunur. Rahim iç duvarı ile ilgili patolojiler ve tüplere ait problemler HSG ile ortaya konulabilmektedir. HSG çekimi yaklaşık olarak 15-20 dakika sürmektedir ve genellikle adet ağrısı gibi bir ağrı hissedilmektedir. Hiç ağrı olmaması için anestezi ile çekim yapılabilir.

HSG çekiminde hasta bir masaya yatırılır, spekulum takılır. Rahim ağzı temizlenerek ince bir kateter yerleştirilir ve bu kateterden radyoopak madde dediğimiz özel bir sıvı verilir. Bu sıvının rahime, oradan tüpe akışı izlenerek o esnada rahim duvarları ile tüplerin patolojileri görülerek röntgen filmlerine kaydedilir. HSG’ye bağlı enfeksiyon olasılığını azaltmak için çekim öncesi antibiyotik verilmelidir. Bazen ağrı sebebi ile tüpün rahime birleştiği noktada spazma bağlı tıkanıkmış gibi bir görüntü olabilmektedir. Bu sebep ile filmi çekmeden önce ağrı kesiciler verilmesi uygun olur. HSG tüpün dış kısmının çevre dokulara olan yapışıklıkları hakkında kesin bilgi vermemektedir.

Tüplerde tıkanıklık olup olmadığını kesin olarak anlayabilmek için laparoskopi (karın içerisine kamera ile bakılması) işlemi de yapılabilir. Rahim filmi sırasında kasılmalar sebebiyle kapalı görülen tüplerin bir kısmının aslında açık olduğu laparoskopide ortaya çıkabilir. Laparoskopi ile tüplerden sıvı geçişi olup olmadığı, tüplerin çevre dokulara olan yapışıklıkları ve ayrıca karın içindeki yapışıklıklar ile endometriozis denilen hastalık gözle görülerek teşhis edilebilir.

Tanısal laparoskopi genellikle hastanede yatış gerektirmeyen, yarım saat gibi bir sürede tamamlanabilen ve genel anestezi altında yapılan operasyondur. Laparoskopi esnasında göbekten ve karın alt bölgesinden bir ya da iki küçük kesiden özel aletler ve ışıklı bir optik cihaz yerleştirilir. Karın içinin rahat görülebilmesi, muhtemel damar ve bağırsak yaralanmalarından kaçınmak için karın içi 3-4 litre kadar karbondioksit gazı ile şişirilmektedir. Laparoskopi ile karının iç yüzeyi görüntülenmekte, yumurtalıklar, rahim ve tüplerin dış yüzeyleri ile ilgili patolojiler kolaylıkla anlaşılabilmektedir. Eğer karın içi ve tüplerin dış yüzeylerinde yapışıklıklar mevcut ise aynı anda bunları serbestleştirmek mümkün olmaktadır. Laparoskopi sırasında rahim ağzından verilen bir sıvının (genellikle metilen mavisi) tüplerden geçişi kontrol edilebilmekte ve böylelikle tüplerin iç yüzeyinde bir tıkanıklık varsa anlaşılabilmektedir.
Laparoskopi işlemi tamamlandıktan sonra karın içindeki gaz boşaltılmaktadır. Karın içine verilen karbondioksit gazı operasyon sonrası omuz ağrısı ve şişkinlik hissi olarak hastaya rahatsızlık verebilmektedir. Genelde bu tarz şikayetler 24-48 saat içerisinde kaybolmaktadır.

Tüpleri Tıkalı Olan Bir Kadın Hamile Kalabilir mi?

Tüplerdeki tıkanıklığa bağlı kısırlık tedavisinde mikro cerrahi yöntem her zaman başarıyla sonuçlanamayabilir. Özellikle tüp tahribatı fazla olan hastalarda, yumurtalık rezervi düşük olanlarda veya hastanın yaşının ileri olduğu durumlarda tüp bebek uygulaması ön olarak ilk planda düşünülmelidir. Tüp bebek tedavisiyle tüplerdeki patoloji by-Pass edilmiş olur. Tek istisna ultrasonografide ya da rahim filminde görülen hidrosalpenks dediğimiz tıkalı tüpün içi sıvı dolu ve şiş bir hal aldığı durumlardır. Bu halde tüp bebek tedavisi öncesi tüpün laparoskopik çıkarılması veya tüpün rahimle bağlantısının laparoskopi sırasında kesilmesi önerilmektedir. Böylelikle tüp bebek başarısı ve canlı doğum oranları artmaktadır.